Dolar 13,5396
Euro 15,3421
Altın 789,50
BİST 1.979,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara -2°C
Açık
Ankara
-2°C
Açık
Per 4°C
Cum 4°C
Cts 0°C
Paz -2°C

4 Aralık Madenciler Günü Kutlu Olsun

Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, TTB Kurultay Delegesi mtorun3@mynet.com
A+
A-
04.12.2021
ABONE OL

SOMA DENİNCE YİNE HÜZÜNLENİYORUM.

SELAM OLSUN BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN BİR ÖMÜR VERENLERE!

Reklam

Dr.Mustafa TORUN
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı,TTB Kurultay Delegesi
mtorun3@gmail.com

“4 Aralık Dünya Madenciler Günü” nedeniyle İşci Sağlığı ve iş Güvenliği Meclisi(İSİG) anlamlı bir açıklama yaptı;
✓”Sermayenin ve Neo-Liberal Uygulamaların”maden işçilerini ölüme terk ettiği,madencilerde işçi katliamlarının arttığını belirtti. 2001’den bu yana madenlerde en az 1890 maden işçisinin yaşamını yitirdiğini;”Taşeronlaşma, göçmen ve kaçak işcilik”gibi guvencesiz çalıştırma biçimlerine vurgu yapılan açıklamada,Soma,Karadon, Küre, Mustafakemalpaşa,Ermenek,Gediz, Dursunbey,Şirvan,Çöllolar,Aşkale ve Kozlu katliamları yakın geçmişimizde yaşadığımız toplu iş cinayetleridir.Bu tablodan da anlaşılacağı gibi12 Eylül’le başlayan Neo-Liberal politikalar, devamı olan AKP iktidarı döneminde derinleştirilmiştir.✓
*
Of mu çeksek, vah mı çeksek? Şaşırdık kaldık!
40 yıllık bir hekimim. Bunun 35 yılını da uzman olarak çalıştım. Ülkemde öyle dramlar görüyorum ki, ne yazsam eksik kalıyor. Gezi Parkı Direnişi’nin yıldönümünü içimiz yanarak andık. Öldürülen, işkence gören, ezilen, dışlanan insanlarımız aklımıza geldi. Yine kat ve kat hüzünlendik. Aşık Mahsuni’nin dediği gibi; “Ağlasak mı, ağlamasak mı?” Kahrolmamak elde değil. Vah ülkem vah!

***
İSİG’in açıklamasını yukarıya aldım.Fazla söze gerek yok.Daha önceki yazımı sizlerle tekrar paylaşıyorum.Sakın enseyi karartmayın!..
*
✓Aralıklı 7 yıldır hem uzman doktor, hem de sağlık yöneticisi olarak çalıştığım Soma’da, 13 Mayıs 2014 yılında tarihimizin en büyük maden faciası yaşanmış ve 301 maden işçisi göz göre göre önlenebilir bir kazadan (katliamdan) ölmüştür. Daha doğrusu cinayete kurban gitmiştir. Bu katliama “kader” ve “alın yazısı” denerek şu ana kadar üzülerek söyleyeyim üzeri örtülmeye çalışılmışdır. Ülkemizin gündemi maalesef çok yoğun olduğundan bu iş cinayeti ile ilgili devam eden mahkemenin duruşması ve aldığı kararlar kamuoyunda büyük olasılıkla gözden kaçmış veya fazla dikkat çekmemiştir.Zaten haksızlıklar artık o derece göğe erişmiştir ki, hangisini izleyip tepki göstereceğimizi bilemiyoruz dostlarım.✓
*
Çok bildiğimiz ve her dinlediğimiz de içimizin kan ağladığı bir türkümüz var. Şu yazıyı yazarken bile heyecanlanıp üzülüyorum.Şairin dediği gibi, “Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım.” Biz de doğal olarak türkülere sığınıyoruz maalesef. Tepkisiz duruma düşmekten utanır olduk.Gel de söyleme!..
Ahmet Gazi Ayhan ve Ahmet Sezgin ustalarımızın birlikte üretimi olan bu ağıtı her dinlediğimde, Soma’da patronların pisipisine, fazla üretim yapmak amacı ve kâr etme hırsı yüzünden öl(dürül)en kardeşlerimiz ve yakınları aklıma gelir.Bir şey yapamamanın ezikliğini taşırım.

Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır, Bugün posta günü canım sıkılır. Ellerin mektubu gelir okunur, benim Yüreğime hançer sokulur.

***

Hacettepe Tıp Fakültesi öğrencilik yıllarımızdaki Halk Sağlığı derslerimizde hocalarımız devamlı bizlere insanların ölümünü, “Koruyucu Hekimlik ilkeleri göz ardı edilmese azaltabilir, çoğunu önleyebiliriz” deyip, üzerine basa basa maalesef bunu “Neoliberal Küresel Kapitalizmin direktifleri doğrultusunda tanzim edilen sağlık Uygulamaları yüzünden yapamıyoruz” derlerdi. Ama biz bir türlü bu kadar acımasız patron düzenin olacağına, bunu yapabileceklerine ihtimal veremeyip bu tespitlere inanamazdık.Şimdi düşünüyorum da hocalarımız yerden göğe çok haklılarmış.Koruyucu Hekimliğin önemli bir bölümü olan İş kazalarının önlenememesi yüzünden dünyada her gün 5 bin, ülkemizde de 5’e yakın emekçinin ölmekte olduğunu anımsatmak da yarar var. Dostlarım bu kader ve alın yazısı değildir.Bunda bile Avrupa’da birinciyiz.Gelelim KRONİK SOMA DAVASINA. Soma davasında yeniden yargılanmanın ikinci duruşması Mayıs 2021’in son haftasında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmiş olup, Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Evinç, mühendisler Efkan Kurt ve Adem Osmanoğlu’nun tekrar yargılanmasına devam edilmiştir. Mahkeme heyeti, sanıkların tutuksuz yargılanmalarının devamına, “Reddi Hakim Talebine” yapılan itirazın sonucunun beklenmesine, bir dahaki duruşmanın 14 Haziran pazartesi günü yapılmasına karar vermiştir. Yorum yapmıyorum.Yorum sizlere ait.Sadece HAK,HUKUK, ADALET diye inliyorum.
*
Üretim biçimimiz gelişmemiş, aydınlanmamız yetersiz ise, bizim gibi dışa bağımlı,komprador burjuvazinin bile doğru dürüst evrimleşmediği,yarı kapitalist, yarı feodal ülkelerde bir üst yapı kurumu olan adaleti eleştirmenin yararı olur mu ben bilmiyorum.
*
Bu yozlaşmış anamalcı sistemi biran önce değiştirip, daha paylaşımcı ve toplumcu bir sistemi hedeflemeliyiz. İyilerin birlikte ve omuz omuza mücadeleleri olmadığı sürece işimiz gerçekten çok zor dostlarım. Hukukun üstün olduğu,emekten yana,çağdaş,laik,demokratik,insan haklarına dayalı bir yapılanma için hepimizin taşın altına elimizi koymamız gerekir.Haydi, bunun için mücadele etmeye!

SELAM OLSUN BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN BİR ÖMÜR VERENLERE!…

Sevgiler…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.