Dolar 18,6408
Euro 19,6351
Altın 1.075,92
BİST 5.005,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 14°C
Çok Bulutlu
Ankara
14°C
Çok Bulutlu
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 10°C
Çar 13°C

Cumhuriyet Bayramımızı Sevdiğimizi Lütfen Somutlaştıralım!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, Yazar mtorun3@gmail.com    
A+
A-
29 Ekim 2022 11:48

CUMHURİYET BAYRAMIMIZI SEVDİĞİMİZİ LÜTFEN SOMUTLAŞTIRALIM!

Bugün Cumhuriyet Bayramı. Hepimize kutlu olsun. Daha önceki yazımı güncelleyerek paylaşıyorum. Değişen fazla birşey olmadığını görüyorum. Umarım ben yanılırım.

Reklam

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları bir yandan bizleri coştururken, bir yandanda hüzünlendirmektedir.

Hani bilirsiniz”Muhlis Akarsu Ustamızın” güzel bir Sivas Kangal türküsü var. Gelin hatırlayalım!

“EY SEVDİĞİM SANA ŞİKAYETİM VAR,

NE SEVDİĞİN BELLİ NE SEVMEDİĞİN.”

Yurdum insanı görünüşte Cumhuriyet’i seviyor gibi yapsa da; sevip sevmediğini,seviyorsa niçin koruyamadığını bilemiyoruz. Sokaklarda sanki Cumhuriyetimizden eser kalmış gibi biçimsel olarak Cumhuriyet Bayramının kutlandığını, ama Cumhuriyet’in kurumları tek tek elden çıkarken, niçin seyirci kalındığını bir türlü anlayamadım. Hâla anlamakta güçlük çekiyorum. Şu ana kadar bunu çözmüş de değilim. Sizler biliyorsanız lütfen bana anlatın! Türküdeki gibi sevdiklerimize şikayet mı edelim? Gerçekten bunu özümseyemiyorum.

Halkın egemenliğine dayanan bir yönetim şeklidir diye bize ilkokul kitaplarında öğretilen Cumhuriyet’te;

“Hukukun Üstünlüğü egemen olup,Halkın Seçme ve Seçilme Hakkı önemlidir.”

Bugünlerde bırakın seçme hakkını, seçimin güvenli yapılıp yapılmayacağı, tartışılmaktadır.

Cumhuriyet; Egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden yönetim şeklidir diye bizlere ezberletildi. Gerçekten şu anda böyle mi?

Biliyorsunuz Atatürk “Cumhuriyet milletimize en uygun yönetim şeklidir” der. Ondan önceki her yönetim şeklinin halk için sıkıntıları barındırdığını vurgulardı. O nedenle yeni kurulan ülkenin yönetim şeklinin “Cumhuriyet” olmasına karar verilmiştir. Getirilen Cumhuriyet rejimine göre bütün vatandaşlar yasa önünde eşittir. Onlar arasında hiçbir ayrıcalık tanımaz. Onların devlet yönetimine eşit olarak katılımını sağlar. Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini teminat altına alır .

Cumhuriyet günlük yaşamda oldukça serbest kullanılan, kuramsal düzeyde ise fazla tartışılmayan bir kavram olmuştur. Popüler düzeydeki anlamı, demokrasiyle iç içeyken, kuramsal düzeydeki anlamı tartışmalıdır.

Cumhuriyet, siyasi düşünceler tarihinin en eski ve en tartışmalı kavramlarından birisidir. Genel olarak Batı’da siyaset ve yönetim üzerine düşünmenin özerk bir felsefe haline gelmesiyle, kısaca siyaset felsefesinin doğuşuyla, cumhuriyetin bu felsefenin bir kavramı olarak ortaya çıkışı yaklaşık aynı tarihlere denk geldiği kabul edilmektedir.

Bizim gibi üretim biçiminin yeterli gelişmediği, tüketimin giderek pompalandığı, geri bıraktırılmış veya geri kalmış, feodalitenin henüz tasfiye edilmediği, kapitalizmin yeterince gelişemediği ülkelerde; Burjuva demokrasisinin yeterince oluşmaması, burjuvanın komprador yapısı, buna paralel olarak insan haklarının da yeterince ileri düzeye gelememesini doğurmuş, Cumhuriyet birtürlü Demokrasi ile taçlanamamıştır.

Cumhuriyetle beraber çocuk, kadın, hayvan hakları gibi kavramları biçimsel nitelikten çıkarıp özüne yerleştirmeden, ne bu hakları doğru dürüst koruyabilir ne de savunabiliriz. Bunu açık olarak belirtmekte yarar var.

Ülkemizde Cumhuriyetin savunuculuğunu halk yapacağına;maalesef aydınlar, küçük burjuvalar,sivil-asker bürokratlar yapmışlardır.

Cumhuriyetin gelişip kökleşmesine,ne hikmetse dışarıya bağımlı burjuvamız yeterince önem vermemiş, hatta kösteklemiştir.

*

Son yıllarda zayıflayıp dibe vuran ekonomimizle beraber yargı bağımsızlığının siyasileşmesi, üst burjuvalarımız tarafından dile getirilmiştir. Günaydın dersek derdimizi anlatmış oluruz herhalde!

Şimdiye kadar susan,bu aşamaya gelmesinde önemli rolü olan sermaye sahiplerimize maalesef kimse inanmamıştır.

Cumhuriyetimiz adeta kanadı kırık yaralı bir kuş gibidir. Ne sevdiğimiz belli, ne sevmediğimiz!

Sevgilerimle…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.