Dolar 13,0502
Euro 14,8537
Altın 755,88
BİST 1.812
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 17°C
Yağışlı
Ankara
17°C
Yağışlı
Çar 5°C
Per 7°C
Cum 11°C
Cts 11°C

Ebeveyn Çocuk İlişkisi 

Çocuk Gelişim Uzmanı - Yazar karslanhavva@gmail.com
A+
A-
22.04.2021
ABONE OL

Onu ilk kucağınıza aldığınızda?

Hamile kaldığınızı öğrendiğinizde?

Reklam

Size ilk gülümsediğinde?

İlk anne/baba dediğinde?

Ya da anne baba olmaya karar verdiğinizde mi?

Çocuğunuzla ilişkiniz ne zaman başlar?

Biliyoruz ki; ebeveyn çocuk ilişkisi ve niteliği, gelecekte çocuğun nasıl bir yetişkin olacağını belirleyen en önemli unsurlardan birisi . Mesele galiba niteliği nasıl tanımladığımızda. Yoksa 6 yaşına kadar çocuğuyla birlikte uyuyan ebeveyn de, 3 aylık bebeğe uyku eğitimi vermeye başlayan ebeveyn de aynı ‘ideal’ için gayret gösteriyor. Sorsanız her ikisi de ‘özgüvenli’, ‘kendi ayakları üstünde durabilen’, ‘mutlu’, ‘yaşamından zevk alan’ çocuklar yetiştirmek istiyor. Herkes de bunu en iyi bildiği yolla, kendi ilişki referanslarıyla yapıyor.

Çocuk her zaman bizim kendi çocukluğumuza dair bir yolculuğun kapısını aralar. O kapıdan bakınca gördüklerimiz – ve görmediklerimiz – bugünün ilişkilerinin referanslarını taşır. Bu yüzden bakmak, anlamaya çalışmak ve yeniden kendi ebeveynliğimizi gözden geçirmek her daim işe yarar.

Çocuk ve Aile Arasındaki Bağ

Çocuk ile ilişki dendiğinde koskocaman bir ilişki ağının aynı anda aktif olduğunu akıldan hiç çıkarmamak gerekiyor. Çocukken yemek konusunda annenizin sizi çok zorlandığını düşünelim. Çocuğunuzun gelişim ve beslenme süreçlerinin de bundan etkileneceğini bilmelisiniz. Hele çocuğunuzu büyütürken annenizden yardım alıyorsanız, ayrıca tetikleneceksiniz! Kendi çocukluk anılarınız canlanırken annenize kızgınlık duyabilirsiniz. Çocuğunuz için doğru olanı yapmak isterken, kendinizi onaylamadığınız bir davranışın içinde bulursunuz ve bir kızgınlık payı da size düşer. Basit bir sebze püresi bazen olduğundan çok daha yoğun anlamlar içerir.

Kendinizi, eşinizi, ilişkinizi algılayışınız, ailenizle yaşadığınız deneyimler, hayatta şimdi durduğunuz yer ve ona dair hissedişiniz, yaşam evresinde nerede olduğunuz, gelecek tasavvurunuz ve daha birçok şey… Hepsi sizin çevrenizle ve tabii ki çocuğunuzla nasıl bir ilişki içinde olacağınızı tayin eder.

İlişki hava gibidir. Görünmez ama her yeri kaplar ve içinde yaşarız. Tıpkı soluduğumuz hava kirlenince yavaş yavaş sağlığımızı kaybedeceğimiz gibi. Oyun terapisti Byron Norton’un sözünü burada hatırlamakta fayda var; ‘Çocuğun üç ebeveyni vardır. Annesi, babası ve onların arasındaki ilişki’ der Norton. Anne ve baba arasında sağlıklı dengeli ve uyumlu bir ilişki yaşanıyorsa çocuk da onların arasında temiz bir alanda büyür. Eğer çatışma her yeri kaplıyorsa çocuğunuz da o havayı soluyarak büyüyecektir.

Çocuğunuza Nasıl Davranmalısınız ?

Çocuk, ilişki, ebeveyn, derken bu bağlamda yanıtlanması gereken başka sorular da var; Çocuğunuz aslında kim? Kendisi olmaya ne kadar hakkı var? Çocuğunuz sizin istediğiniz kişi olmak için mi geldi dünyaya? Sizin kendinizi tamamlamanız için mi? Çocuğunuza evet ya da hayır derken sizi ne harekete geçiriyor? Onun gelişimsel ihtiyaçları mı? Yoksa sizin ihtiyaçlarınız mı? Evinizdeki herhangi bir kuralı düşünün. Bu kuralı çocuğunuz için mi, yoksa kendiniz için mi koydunuz? Örneğin; 20 aylık çocuğunuz için çitlerle çevrilmiş bir oyun alanı hazırladığınızda ve sadece orada bulunmasına izin verdiğinizde bunu kim için yapıyorsunuz? Peşinde koşmaktan yorgun düşüp güvende olduğundan emin olmak için kendinize mi? Yoksa bütün işi güvenli bir şekilde dünyayı tanımak, keşfetmek, öğrenmek olan çocuğunuza mı?

Hadi bir sorun kendinize…

Verdiğimiz yanıtlar bizi üzebilir, suçlu hissettirebilir…

Üstün Dökmen Hoca’nın çok güzel bir sözü vardır. ‘Anne ve babaların sayılamayacak kadar çok güzel davranışı ve sayılabilecek kadar da ‘yanlış’ davranışı vardır’ der. Verdiğimiz yanıtlar can yakıcı olabilir ama çocuğumuza duyduğumuz şefkati kendimize de duyabiliriz. Hem şefkat duymayı da bizden öğrenmeyecekler mi? Yanlış bir davranışta insaflı eleştiriler yapmayı, kendini bağışlamayı, yeniden ve yeniden denemeyi, sevilmeye layık olduğunu, olduğu haliyle kendini kabul edebilmeyi… Sizin bunlara hakkınız yoksa çocuğunuz bu duyguları nasıl öğrenecek.

Çocuğunuzla ilişkiniz ne zaman mı başlar? Bana sorarsanız siz anne rahmine düştüğünüzde…

Çocuk Gelişim Uzmanı   Hava  KOCAASLAN

 

YORUMLAR

  1. Hakan Aydın dedi ki:

    Başarılar diliyorum çok güzel bir konuyu kaleme almışsınız.