Dolar 15,5564
Euro 16,2607
Altın 911,80
BİST 2.390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Az Bulutlu
Ankara
22°C
Az Bulutlu
Sal 25°C
Çar 14°C
Per 15°C
Cum 20°C

Kötülüğün Sıradanlaşması

Yaşam Koçu - Şair - Yazar tulaysozeri1965@gmail.com
A+
A-
25.08.2021
ABONE OL

1906 -1975 yılları arasında Alman siyaset bilimci Hannah Arendt’in 1963 yılında yazdığı “Kötülüğün Sıradanlığı” kitabında Almanya’da Nazilerin Yahudilere yaptığı zulmün nasıl “olağan işlemler” durumuna geldiğini açıklamış,  “sıradanlaşma” olgusunu sorgulamıştır. “Olağan”,”olabilir” , “olur böyle şeyler” ,”biz de böyle”,” değişmez nasıl olsa ” söylemleri, alışılmışın dışında vuku bulan, dehşet ölçüsündeki olayları bile ne kadar da sıradanlaştırıyor değil mi?
Sıradanlaştırma, olağanlaştırma, kabul edilmemesi gereken , insanlık dışı bir çok olayı önemsizleştirme çok tehlikeli tavır alışkanlıklarıdır. Yenidünya düzeni ne yazık ki bu anlayış üzerine kurulu. Değişimin saniyeler içinde olması, gündemi meşgul eden, değerlerimizi bir kez daha sorgulamamıza neden olayların çoğunun insan haklarından uzak olması, sadece ülkemizde değil, en gelişmiş toplumlarda bile insanın değersizleştirilmesi, meta yerine konulması, tüm dengeleri alt üst etmektedir. Dehşet içinde izlediğimiz, çocuk tacizleri, kadın cinayetleri, birçok ülkede yaşanan iç savaşlarda masum binlerce insanın hayatını kaybetmesi, okyanuslarda kaybolan teknelerde ölen göçmenler, sahillere vuran insan cesetleri güç sahibi liderlerin bu durum karşısında kılını bile kıpırdatmaması, tam tersi olayları alevlendirmesi , hepimizi ne kadar da umutsuzluğa sürüklüyor değil mi? İçimizden bir şey yapmak gelmiyor. Küskün çocuklar gibi köşemize çekilip hayata küsmekten başka bir şey yapmıyoruz. Ama bu tavrımız ne yazık ki, olayların büyümesine, ve edilgen yapımızla sistemin daha da bozulmasına sebep oluyoruz.
Aslında burada sormamız gereken şey “Neden bu haldeyiz? Acaba neyi yanlış yaptık? Ve benim bu yanlışın içindeki payım nedir? “Salt kötülük nasıl bu kadar sıradanlaştı? Sorusunu sormaktadır. Sadece yönetimi suçlamak, dış etkenlere bahane aramak, sorumluluktan kaçmak demektir. Unutmayalım ki, Sistemler insanı değil, insanlar sistemi yaratır. Destekçisi olmayan hiçbir sistem ayakta duramaz, uzunca süre yaşayamaz, hayatlarımızın altına üstüne getiremez. Ben merkezci yaşamlarımız, küresel dünyanın oyuncaklarına tamah etmemiz, dünyevi zevklerimizden fedakârlık yapmamamız bu felaketlere davetiye çıkarmıştır. Dünyanın bir diğer ucunda acı çeken insanları, televizyon ekranından bir film gibi izleyip, sonra unutmamız ise , sistemin bizi getirmek istediği noktadır.
Çaresizlik ve korku hisseden, duyarsızlaşan bir insan kolay yönetilir, elindekileri kaybetmemek için her şeyi göze alan, değerlerini çiğneyen toplumlar çok çabuk tuzağa düşer. Ama kim ne yaparsa yapsın, nereye kaçarsa kaçsın o kabus bizi mutlaka bulacaktır. Uzun vadede böyle bir düzenden nasibimizi almamak gibi lüksümüz yoktur.Tarih bu örneklerle doludur.
Bu şartlarda yapmamız gereken tek şey doğruluktan ve adaletten ayrılmamaktır. Biz içimizde adil ve doğru olursak, sistem de değişmek zorunda kalacaktır. Menfaatlerimizi koruma telaşına düştüğümüz zaman, birilerinin hayatından bir şeyler çaldığımızı düşünürsek , vicdanlarımızı uyandırırsak, bir başkasının acısını içimizde yaşarsak ve somut adımlar atabilirsek özlediğimiz huzura ve mutluluğa kavuşabiliriz. Yoksa bir odada oynadığımız körebe oyunları gibi ne yaptığımızı bilmeden karanlığa kapılmamız an meselesidir.
Bugün içinde bulunduğumuz her şey yapılabilir mantığını, yozlaşmış değerleri, dünya liderlerinin ruh halini anlamak istiyorsanız Hannah Arendt, “Kötülüğün Sıradanlığı” adlı kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. sıradan insanların bile gücü elde edince nasıl yoldan çıktığını, tanınmayacak hale geldiğini şaşırarak izleyeceksiniz.

Günün Sözü: “Üstlenmeye hakkım olan tek sorumluluk, her zaman doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yapmaktır.” Hannah Arendt

Reklam
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
30 Aralık 2021
17 Aralık 2021
22 Haziran 2021
16 Haziran 2021
7 Haziran 2021
31 Mayıs 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.