Dolar 15,9677
Euro 16,7337
Altın 932,75
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 12°C
Az Bulutlu
Ankara
12°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 22°C
Cts 25°C
Paz 19°C

Öğrenilmiş Çaresizlik

onderildes@hotmail.com İlahiyatçı Yazar - Şair  
A+
A-
04.09.2021
ABONE OL

Dünya tarihinin en vahşi katliamlarını Moğollar yapmışlardır. Moğollar bu katliamları ile o kadar meşhur oldular ki, o devrin ülkeleri nerdeyse hiçbir tepki ve savunma yapmadan katliamlara rıza gösterir hale gelmişlerdi. Bir gurup Moğol kendilerinden kat kat büyük ordulara rağmen istedikleri şehre girip katliam yapabiliyorlardı. Yani “Moğol geliyorsa yapacak bir şey yok” algısı bir inanç haline gelmişti. Peki! Bu inanç nasıl gelişmişti?

“Öğrenilmiş çaresizlik/Learned Helplessness” insan organizmasında olumsuz tepkilerin sürekliliği ve devamlılığı ile yapamayacağını, başaramayacağını zamanla toptan kabullenmenin ruh halidir. Bakara suresinde anlatılan; Calut’la savaşmaya giden Talut’un ordusu içerisindeki bir gurubun, ne yaparsak yapalım Calut’un ordusunu yenemeyiz diye savaştan dönen insanların ruh hali de öğrenilmiş çaresizlik duygusu idi.

Reklam

Öğrenilmiş çaresizlik teorisini, 1967 yılında Martin Seligman ve arkadaşları, hayvanlar üzerinde yapmış oldukları deneylerle ortaya atmışlardır. Daha sonraları insanlar üzerinde de deneyler yapılarak bu teori geliştirilmiştir. Öğrenilmiş çaresizliği “ bir insana kırk sefer deli dersen, artık o insan kendisinin deli olduğuna inanır” diye söylenen darbı meselle de tanımını yapabiliriz.

Filler evcilleştirilirken, kaçmasını engellemek için kalın zincirler kullanılır. Fil o gücüyle ne kadar zincirden kurtulmaya çalışırsa çalışsın bir türlü kurtulamaz. Zamanla artık kurtulma eyleminden vazgeçer. Çaresizliği öğrenir. Pamuk ipliği bile olsa, bir çocuğun ipi çekmesiyle, sirklerde istenilen hareketleri yapar hale gelir.

Toplum mühendislerinin toplumları idare etmede, savunma ve savaş stratejilerinde ve daha birçok alanda “ öğrenilmiş çaresizlik” metodu kullanılan bir yoldur. Son yıllarda siyasetinde sıklıkla kullandığı bir yol haline geldi. Her olumsuz tepkilere verilen cevaplar aynıdır. “Öyle ama! Başka lider mi var.”, “Kötünün en iyisi”, “A-B-C partisi olmazsa ülke batar.”, “Yaparsa bunlar yapar.” “Giderse kaos çıkar.” Vs gibi ortada bir çaresizlik var. Ve bu çarenin falandan filandan başka çaresinin olmadığı öğretilmiş yığınlar var.

“Adam kazandı” cümlesi çaresizliğin kabulleniş biçimiydi aslında… Ya da “Reis aya dört şeritli yol yaptı dese, bu ülkenin yarısı inanır” sözü, yalan bile olsa öğrenilmiş çaresizliğin doğurduğu inancın göstergesidir. Ekonominin durumu, insanların geçimi, toplumun psikolojik hali, eğitim ve öğretimin sorunları ortada iken, enerjisi, doğalgazı, petrolü ve sanayi ham maddesi dışa bağımlı bir ülkenin “Aya sert iniş” hayalleri öğrenilmiş çaresizliğin ders notlarıdır.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yenimahalle 1.Olağan Kongresinde yaptığı konuşmasında; “Ben Ekonomi Bakanlığını devrederken net 60 milyar dolar rezerv ile devrettim. Şu an rezerv eksi 50 milyar dolar. Cumhurbaşkanı 109 milyar dolar rezervimiz var diyor. Sağdan soldan topladığı paraları rezerv diye söylüyor. Borcu harcı çıkardıktan sonra net rezerv nedir onu söylesin.” dedi.

Birde faizden bahsetti Ali Babacan; “Bu iktidar geçen dönem Cumhuriyet tarihinin en yüksek faizi ki 25 milyar dolar faiz borcu ödedi. Bu 25 milyar dolar ile 3000 adet yangın söndürme uçağı alınabilecek büyüklükte bir meblağdır.” Dedi. Şimdi aklımızda deli sorular var. Yıllardır faiz karşıtı söylemlerle aslında faizin tam göbeğinde miydik? Söylemle eylem birbirinden farklı mıydı?

Aslında her şey fabrika ayarlarının orijinal olduğu dönemlerde güzeldi. Ve atılımın en hızlı olduğu dönemler o dönemlerdi. Bu gibi deli soruların olması mümkün olmadığı dönemler. Büyük davalar, büyük gayretlerle ve tefanni ile muhafaza edilir. “Biz” kültürü, “Ben” kültürüne evrilince ortaya öğrenilmiş çaresizlik çıkar. Selam ve dua ile kalın.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
13 Mayıs 2022
29 Nisan 2022
25 Şubat 2022
19 Şubat 2022
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.