Dolar 15,5894
Euro 16,3669
Altın 915,74
BİST 2.390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Az Bulutlu
Ankara
22°C
Az Bulutlu
Sal 25°C
Çar 10°C
Per 14°C
Cum 19°C

2.Bölüm: Komplo Teorilerinin Vazgeçilmez Argümanı: Yahudiler

elifterzi5555@gmail.com Coğrafya Öğretmeni - Yazar
A+
A-
22.09.2021
ABONE OL

Komplo Teorilerinin Vazgeçilmez Argümanı: Yahudiler

Türkiye’de komplo teorisi yazmak, Erol Mütercimler tarafından beyni boşaltmak, kuşku ve endişeleri paylaşmak(11) olarak ifade edilse de Journal of Experimental Social Psychology (Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisi) tarafından yayımlanan bir araştırma raporunda(12) insanların arkadaşlarıyla arasının bozulması ya da evlilik veya birlikteliğinin sona ermesi gibi nedenlerle kendisini yalnız hissetmesi ile komplo teorilerine inanma ve batıl inanç sahibi olma arasında bir bağ olabileceği sonucuna varılmıştır. Anglia Ruskin Üniversitesi öğretim üyesi Viren Swami tarafından 2016 yılında yapılan bir araştırmada da(13) stres ile gerçek olmayan şeylere inanma arasında bir bağ olabileceği tespit edilmiştir. Psychology Today’de(14) yayınlanan bir araştırmada da katılımcılara sorulan sorulardan birisi , “Dünyada yaşanan birçok şeyin arkasında bir komplo olduğuna eminim” cümlesine ne kadar katıldıkları yönünde olunca, katılımcıların dörtte biri bu cümlenin doğru olduğuna inandığını söylemiştir.
Diğer taraftan aynı sorunun benzer bir versiyonu olsa, mesela Türkiye’de yaşanan birçok şeyin arkasında Yahudiler vardır, cümlesine katılır mıydık? En azından medya kısmında karşımıza ne çıkardı, diye bakıldığında bu konuda geniş bir yelpazeye sahip olduğumuz bir gerçektir. Örneğin Bülent’in Rahşan’ı Selanik’in Raşel’i(15), Yalçın Küçük: Derin Devlet, içimizdeki İsrail’dir(16) , Grup seks Sabetayizmin emridir(17) , Atatürk’ü Yahudiler öldürdü(18) , Bu Vatanın Kanını Emen Yahudiler(19) , Gezi Parkı Olaylarında Yahudi Lobisi Oyunu(20) , Önce Kudüs sonra Suriye ve Türkiye… Büyük İsrail planı işliyor(21), Hayim Naum (1873-1960) Lozan ihanetini tezgahlayan haham oku öğren(22) , Nil’den Fırat’a Büyük İsrail(23) , Siyonist Plan; Ortadoğu, Türkiye Ve BOP(24) , İsrail’in Tohum Oyunu(25) , İsrail’de neden kanser yok?(26) , Hristiyan rahiplere saldırıların arkasında bir Yahudi oyunu var(27), Yahudilerin ‘Mesih’ planı! Terör saldırılarının arkasında İsrail mi var?(28) , Koronavirüsün arkasında Siyonistler var(29), Siyonizm, Türkiye’yi Ortadan Kaldırmak İstiyor(30) , Üzeyir Garih’i Mossad Mı Öldürdü?(31) gibi haber başlıkları ya da yorumlar medya kısmında karşımıza çıkan örneklerin ufak bir bölümüdür. İşin ilginç tarafı bazen de kurnazlık yapılarak, haberin içeriği tersini iddia etse de, başlığın çekici olması açısından, yine antisemit ifadeler kullanılabilmektedir. 17 Ağustos’ta İsrail Parmağı!(32) haberi gibi. Çünkü içerikte böyle bir şeyin olmadığı ifade edilse de sadece başlığı okuyup geçen insanlar için, 17 Ağustos Depremini İsrail gerçekleştirmiş gibi bir izlenim oluşturulabilmektedir. Ayrıca komedi unsuru sayılabilecek haberler bile internet medyasında da kendine yer bulabilmektedir. Yahudi Büyücülerin Cinleri Trump’ı ele geçirmiş!(33) haberinde olduğu gibi. Ya da Sabetayist gizli Yahudi Zahide Yetiş’in programları, gizli Yahudilerle dolu!(34) haberinde olduğu gibi.

Reklam

Türkiye’de her üç kişiden beşi Sabetayist!
Bir de Türkiye’de, Yahudilerin direkt hedef tahtasına oturtulmadığı durumlarda Sabetayistlerden de yararlanılmaktadır. Yahudilere göre görünmez ve gizemli oldukları için, Sabetayistler komplo teorileri için aslında çok daha elverişlidir. Fakat dinlerini saklayıp aramızda Müslüman gibi dolaşan bu insanlar, son yıllarda Yalçın Küçük ve benzerleri gibi Sabetayist avcıları tarafından, soyadı analizine göre tespit edilebilmektedirler. O yüzden gizemlerini kaybetmek üzeredirler. Biz de merak edip, soyadı analizine göre(35) avlanmaya çıktığımızda, rastgele 15 soyadı alıp, Türkiye’de(36) o soyadından kaç Sabetayist olduğunu incelediğimizde şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır:
Öz Soyadı 105.858
Öztürk Soyadı 563.869
Özdemir Soyadı 523.285
Özkan Soyadı 240.734
Özcan Soyadı 230.894
Ak Soyadı 95.113
Aksu Soyadı 101.431
Karakaş Soyadı 78.762
Kır Soyadı 24.789
Bilgili Soyadı 13,906
Eren Soyadı 108.350
Gür Soyadı 54.344
Tunç Soyadı 103.301
Koç Soyadı 264.230
Yalçın Soyadı 206.929
TOPLAM: 2.715.795

Sadece 15 soyadı karşılığında, 3 milyona yakın Sabetayist çıkıyorsa, diğer soyadları incelendiğinde, Türkiye’de Sabetayist olmayan kaç insan kalmaktadır ? Müslüman Türklere de, Türkiye Cumhuriyetinde yer var mıdır? Ya da Sabetayistlerin kendilerinden haberi var mıdır?
Siyon Protokolleri
Komplo teorilerinin aksini argümanlarla savunmak, özellikle de komplo teorileri yaygın bir kesim tarafından kabul görmüşse, normal kabul edilenin anormalleştirilmesi olarak da görülebilmektedir. Hatta bunun altından da rahatlıkla bir komplo teorisi üretilebilir. Çünkü Komplo Teorilerinde ‘iman etme’ de söz konusudur. İddialara karşı mantıklı açıklamalar olsa da, teorisyenler tarafından yazılanlara kendileri ve çevrelerinin iman etmesi söz konusudur! O yüzden de bu tür yalanların saldığı köklerden koparılması güçtür. Tıpkı bir başka komplo teorisi olan Siyon Liderlerinin Protokolleri’nde(37) olduğu gibi. Peki, Siyon Protokolleri nedir?
Özü Yahudi Hakimiyetine dayalı bir dünya düzeni oluşturmak olan protokollerin kronolojik sıralamasına bakıldığında karşımıza şu bilgiler çıkmaktadır: ‘’ 1864’te Fransız politika eleştirmeni Maurice Jooy, The Dialogue in Hell Between Machiavelliand Montesquieu. (Machiavelli ile Montesquieu arasında Cehennemde Diyaloglar) adlı kitabı yazdı. Joly’nin kitabında Yahudilerden hiç bahsedilmez ama Protokoller’in büyük bir kısmı onda bulunan fikirler temel alınarak oluşturulmuştur. 1868’de Prusyalı yazar Hermann Goedsche, on iki İsrail grubunun Prag Yahudi mezarlığında gizlice toplandığını anlatan Biarritz romanını yayınladı. Goedsche’nin kitabı da, Joly’ ninki gibi Protokoller’in uydurulmasında kullanılan fikirleri içeriyordu. 1897–1899’da Protokoller’in kökeni hâlâ tartışma konusu olmasına karşın, Paris’te bulunan Rusya gizli polisi (Okhrana) yabancı şube şefi Pyotr Rachovsky yönetiminde uydurulmuş olması pek muhtemeldir. 1903’te Protokoller’in, St. Petersburg, Rusya’daki Znamya (Manşet) gazetesinde kısaltılmış bir şekli yayınlandı. 1905’te Rus gizemcisi Sergei Nilus, Protokoller’i, The Great in the Small: The Coming of the Anti – ChristandtheRule of Satan on Earth. (Küçükteki Büyük: Hıristiyan Karşıtlarının Gelişi ve Yeryüzünde Şeytan Yönetimi) adlı kitabına ek olarak aldı. 1917 itibarıyla, Nilus Rusya’da Protokoller’in 4 baskısını yayınladı. 1920’de Protokoller’in, Rusça dışında bir dilde ilk baskısı Almanya’da çıkarıldı. Protokoller Polonya, Fransa, İngiltere ve Birleşik Devletler’de yayınlandı. Bu baskılar Rus İhtilalinin suçlusu olarak Yahudi komplosunu gösteriyordu ve Bolşevikliğin batıya yayılacağı uyarısını yapıyordu. İngiliz diplomat ve gazeteci, Lucien Wolf, The Jewish Bogey and the Forged Protocols of the Learned Elders of Zion (Yahudi Korkusu ve Bilinen Siyon Liderlerinin Sahte Protokolleri) adlı yayınında, Protokoller’in sahte bir intihal olduğunu gösterdi. Otomobil üreticisi Henry Ford’un sahip olduğu Dearborn Independent, Protokoller’in Amerikan versiyonu olan The International Jew (Uluslararası Yahudi) adlı kitabı The International Jew (Uluslararası Yahudi) bir düzineden fazla dile çevrildi. 16–18 Ağustos, 1921’de gazeteci Phillip Graves, London Times’ ta yazdığı makale dizilerinde Protokoller’in intihal olduğunu gösterdi. New York Herald muhabiri Herman Bernstein The History of a Lie: The Protocols of the Wise Men of Zion, (Bir Yalanın Tarihi: Siyon Bilgelerinin Protokolleri) adlı kitabı yayınladı, Amerikalı okuyuculara Protokoller’in bir aldatmaca olduğunu ilk kez gösterdi. 1923’te Nazi teorisyeni Alfred Rosenberg, The Protocols of the Elders of Zion and Jewish World Policy’yi (Siyon Liderlerinin Protokolleri ve Yahudi Dünya Politikası) yazdı. Rosenberg’in kitabı geniş kitlelere ulaştı ve bir yıl içinde üç kez basılması gerekti. 1924’te Alman Yahudi Gazeteci Benjamin Segel, Die Protokolle der Weisen von Zion, kritisch beleuchtet (Siyon Liderlerin Protokolleri, Eleştirel Aydınlanma) kitabında Protokoller’in sahte olduğunu gösterdi. Daha sonra Kamu Aydınlanma ve Propaganda Nazi Bakanı olan, Joseph Goebbels günlüğüne şunu yazdı: “Siyon Bilgelerinin Protokolleri’nin bir sahtekarlık olduğuna inanıyorum. Bununla birlikte, Protokoller’in özüne inanıyorum ama gerçek olaylara dayandığına inanmıyorum”. 1925–26’da Hitler eseri Kavgam’ da şunu yazar: “Bu insanların bütün varlığının Siyon Bilgelerinin Protokolleri tarafından gösterilen sürekli bir yalanın temeline dayanması sürdükçe, Yahudiler tarafından sonsuz nefret edildi… Bu kitap insanların ortak malı olduğunda, Yahudi tehdidi kırılmış olarak değerlendirilebilir”. 1927’de Henry Ford, “büyük yalan” olarak kabul ettiği Protokoller’i yayınladığı için kamuya bir özür sundu. Ford, The International Jew’in (Uluslararası Yahudi) kalan kopyalarının yakılmasını emretti ve denizaşırı yayıncılardan kitabın basımını durdurmalarını istedi. Ford’un yabancı yayıncılara verdiği direktifler görmezden gelindi. 1933’te Naziler Almanya’da iktidara geldi. Nazi Partisi, II. Dünya Savaşı başlamadan önce Protokoller’in en az 23 baskısını yayınladı. 1935’te İsviçre Bern’de, bir İsveç Nazi partisinin, Nazi yanlısı kanıt olarak Protokoller’i dolaştırmasına karşı mahkeme açıldı. Duruşmanın yargıcı Walter Meyer, Protokoller’i “saçma manasız” olarak nitelendirdi. 1938 “Radyo Papazı” Peder Charles E. Coughlin, Protokoller’i gazetesi Social Justice’ta (Sosyal Adalet) dizi hâlinde yayınladı. 1943’te Protokoller’in bir baskısı Alman işgalindeki Polonya’da yayınlandı. 1964’te A.B.D Senatosu Adalet Komitesi The Protocols of the Elders of Zion: A “Fabricated” Historic Document (Siyon Liderlerinin Protokolleri “Üretilmiş” Bir Tarihi Belge) başlıklı bir rapor yayınladı. Komite kararı: “Alt Komite, Protokoller’i yayanların, Amerika halkı arasında nefret ve ihtilaf oluşturarak Amerikan olmayanlara karşı önyargıyı yayanlar olduğuna inanmaktadır”. 1974’te Protokoller, Hindistan’da International Conspiracy Against Indians. (Hintlilere Karşı Uluslararası Komplo) başlığı altında yayınlandı. 1985’te Protokoller’in, İslami Propaganda Örgütü tarafından basılan, İngilizce bir baskısı, İran’da çıkarıldı. 1988’de İslami Direniş Hareketi’nin (HAMAS) 32. maddesi aşağıdaki şekildedir: “Siyonist Plan sınırsızdır. Filistin’den sonra, Siyonistler Nil’den Fırat’a kadar yayılmayı amaçlamaktadır. Aldıkları bölgeyi sindirdikten sonra, daha fazla yayılmayı amaçlamaktadırlar ve sonra daha da fazla. Planları Protocols of the Elders of Zion’nda (Siyon Liderlerinin Protokolleri) şekillenmiştir ve şimdiki yönetimleri söylediklerinin en iyi kanıtıdır”. 1993’te Protokoller’i 1992’de Rusya’da yayınlayan aşırı milliyetçi Rus örgütü Pamyat’ın, bir Moskova duruşmasında Protokoller’in yalan olduğu deklare edilmiştir.2002’de Mısır uydutelevizyonu, büyük ölçüde Protokoller’e dayanan Horseman Without a Horse (Atsız Binici) adlı 41 bölümlük mini diziyi yayınlamıştır. ABD Senatosu, Mısır hükümetini ve diğer Arap devletlerini, hükümet kontrolündeki televizyonlarda Protokoller’i meşru kılacak herhangi bir program yayınlanmasına izin vermemeleri konusunda uyaran bir karar çıkardı. 2003’te Hizbullah’ın Al – Manar TV’sinde Al Shatat (Diyaspora) adlı 30 bölümlük bir mini dizi yayınlandı. Dizi, Protokoller’de tanımlandığı gibi bir “küresel Yahudi hükümeti” anlatıyordu. Mısır’daki İskenderiye Kütüphanesi’nde tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarının sergilendiği bölümde Tevrat’ın yanında Protokoller’in bir kopyası bulunuyor. UNESCO İskenderiye Kütüphane sergisine genel bir kınama yayınladı. 2004’te Protokoller, Japonya Okinawa’da yayınlandı. 2005’te Protokoller’in Meksiko’da yayınlanan bir baskısı Yahudi soykırımının Siyon Liderleri tarafından İsrail Devletinin kurulması karşılığında yönetildiğini iddia etti. Aynı yıl, Suriye Enformasyon Bakanlığı tarafından verilen izinle basılan Siyon Liderlerinin Protokolleri, 11 Eylül 2001’de Birleşik Devletler’deki terörist saldırıların Siyon Liderleri tarafından koordine edildiğini iddia etti. 2007’de Protokoller hakkında basit bir internet araştırması, karşımıza yüz binlerce site getirmektedir.(38) ‘’
Görülüyor ki kimi zaman bir romandan kimi zaman alakasız bir eleştiri kitabından esinlenerek yazılmış olan ve bahsi geçen siyon liderlerinin var olmamasına rağmen, Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in bile günlüğüne protokollerin sahtekarlık olduğunu yazmasına rağmen, Henry Ford’un sonrasında ‘büyük yalan’ olarak kabul ettiği protokolleri yayınladığı için özür dilemesine rağmen, yine Joseph Goebbels’e atfedilen ‘’ Tekrarlanan yalan gerçeğe dönüşür. ‘’ cümlesinin bir sonucu olarak ‘’Protokol İnançlı Müminler’’ şeklinde bir sınıf ortaya çıkmıştır. Fakat protokollerin Hitler’e de ilham olması düşünülecek olursa, masumiyeti de tartışılır.
Bu durumda yapılan da, yalanın siyaseti(39) sonucunda hakikatın önemsizleşmesi olmaktadır. Çünkü hakikatin önemsizleşmesi (post- truth) , toplum görüşlerinin oluşmasında duyguların ve kişisel inançların hakikatin önüne geçmesidir. Böyle bir ortamda, destekçisi olan kitlenin inançlarına ve önyargılarına uygun olduğu sürece, liderin tutarsız savlar ileri sürmesi, yolsuzluk yapması, ekonomide, dış siyasette başarısız olması önemini yitirir.(40) Hitler, bu bağlamda protokolleri ustaca kullanması açısından, hakikatin önemsizleşmesinde bir örnektir. Fakat Hitler’e gelene kadar, protokollerin 1903’te St. Petersburg’da yayınlandığı yılın Rusya’sında, XIX. yy’ın sonlarında yaşanan pogrom dalgası bir süreliğine durulmuşsa da, Kişinev pogromu ile yeniden canlanmıştır… Yahudilere ait ev ve mağazalara saldırılmasıyla başlayan pogrom, akşam vakti bıçaklı ve sopalı saldırganların, arabalarındaki, sokak ve evlerindeki Yahudilere saldırılmasıyla ve onları ağır şekilde – bazılarını ölümcül şekilde – yaralanmasıyla devam etti. Olaylarda 45 Yahudi öldürüldü ve 500 kişi hafif yaralandı. Yüzlerce ev ve iş yeri yağmalandı. Rus-Japon savaşının yaşandığı 1904 yılında da pogromlar meydana geldi. Herson’daki Alexandria bölgesinde bir pogrom hadisesinde sarhoş bir saldırgan grup, sinagoga saldırdı ve 20 kişiyi katletti. Ölenler arasında çok sayıda lise ve üniversite öğrencisi de vardı. Bu hadiseden bir ay sonra bu kez muvazzaf Rus askerleri, Beyaz Rusya’nın Mogilyov şehrinde Yahudilere yönelik saldırılar gerçekleştirdi ve saldırıya uğrayanlar arasında savaşa katılan Yahudi askerlerin aileleri de vardı. 1905 devriminin yaklaştığı karışık dönemlerde pogromlar yeniden belirdi ve Jitomir (Ukrayna)’de 15 Yahudi öldürüldü, yaklaşık 100 kişi yaralandı. Ölenler arasında birkaç öğrenci de vardı. Kırım’daki Kerç şehrinde de Yahudilere ait ev ve dükkânlar yağmaladı. Silahlı Yahudiler saldırganlara karşı kendilerini korumaya çalıştığı sırada, askerler tarafından ateş açıldı.10 Yahudi olay yerinde hayatını kaybetti. Odessa pogromunda ise 300’ün üzerinde kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. 40.000’den fazla sayıda Yahudi ise maddi kayba uğradı. Kiev’deki pogromda ise 47 kişi öldü ve 300’den fazla kişi yaralandı. Ayrıca Yahudilere ait 2.000’in üzerinde ev ve iş yeri yağmalandı.(41) Sonuç olarak, hayal ürünü olan protokollerin yayınlandığı yılların Rusya’sı, Hitlerden çok daha önce şiddete başvurmuştur. Ayrıca olayların tek nedenini protokollere bağlamak yanlış olsa da, mevcut önyargının lince dönüştürülmesinde, protokoller etkili bir faktör olmuştur.
11- Mütercimler E. , ( 2005 ). Komplo Teorileri- Aynanın Ardında Kalan Gerçekler. Alfa Yayınları.
12- https://www.bbc.com/turkce/haberler-50392427
13- a.g.e
14- a.g.e
15- http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/bulentin-rahsani-selanikin-raseli/
16- https://groups.google.com/g/bagimsizcumhuriyetciler/c/8qnc7DA8wWA
17- https://www.hurriyet.com.tr/gundem/grup-seks-sabetayizm-in-emridir-5124002
18- https://www.star.com.tr/guncel/ataturku-yahudiler-oldurdu-haber-764373/
19- https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/vehbi-kara/bu-vatanin-kanini-emen-yahudiler-29944.html
20- https://www.takvim.com.tr/guncel/2013/06/17/gezi-parki-olaylarinda-yahudi-lobisi-oyunu
21- https://www.timeturk.com/once-kudus-sonra-suriye-ve-turkiye-buyuk-israil-plani-isliyor/haber-798445
22- http://www.yalanyazantarihutansin.org/lozan/hayim-naum-18731960lozan-ihanetini-tezgahlayan-haham-oku-ogren-h1119.html
23- https://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/607207.aspx
24- https://www.haberyuzdeyuz.com/guncel/siyonist-plan-ortadogu-turkiye-ve-bop-h24572.html
25- https://www.habererk.com/gundem/israilin-tohum-oyunu-h122860.html
26- https://www.yeniakit.com.tr/haber/israilde-neden-kanser-yok-101774.html
27- https://alt.culture.turkish.narkive.com/uRJ6YMb4/hristiyan-rahiplere-saldirilarin-arkasinda-bir-yahudi-oyunu-var
28- https://www.takvim.com.tr/dunya/2017/08/20/yahudilerin-mesih-plani-teror-saldirilarinin-arkasinda-israil-mi-var
29- https://www.haber7.com/siyaset/haber/2950039-fatih-erbakan-koronavirusun-arkasinda-siyonistler-var
30- https://www.milligazete.com.tr/makale/1265107/adnan-oksuz/siyonizm-turkiyeyi-ortadan-kaldirmak-istiyor
31- https://groups.google.com/g/gizlibelgeler/c/LfFD9mO_Y5w?pli=1
32- (https://www.milliyet.com.tr/gundem/17-agustosta-israil-parmagi-1295973
33- https://kafkassam.com/yahudi-buyuculerin-cinleri-trumpi-ele-gecirmis.html
34- https://medium.com/@gercekzahideyetis/sabetayist-gizli-yahudi-zahide-yeti%C5%9Fin-programlar%C4%B1-gizli-yahudilerle-dolu-d7ae9055eac9
35- http://alirizasigirci.blogspot.com/2014/05/gizlenmek-isteyen-sabetayist-ve-diger.html
36- https://forebears.io/
37- http://dunyagerceklerim.blogspot.com/2012/02/sion-protokolleri.html
38- https://encyclopedia.ushmm.org/content/tr/article/protocols-of-the-elders-of-zion-key-dates
39- Alpay Y. , ( 2017 ). Yalanın Siyaseti. İstanbul: Destek Yayınları
40- https://kariyeryolculugu.com/blog/2018/01/04/hakikatin-onemsizlesmesi-post-truth/#:~:text=Toplum%20hakiki%20olana%20de%C4%9Fil%2C%20hakikati,d%C3%B6neminde%2C%20ger%C3%A7e%C4%9Fin%20bir%20%C3%B6nemi%20yoktur.
41- Özdemir B. , (2019). Çarlık Rusya’sında Yahudi Siyaseti ve Pogrom Hareketleri. Dergipark. Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.